Vizesiz Sofralar: Gaziantep

Vizesiz olarak seyahat edebileceğimiz, gezip keşfedebileceğimiz ülke sayısı hiç de az değil. Vize peşinde koşmadan, enerjik bir şekilde tatile ilk adımı atmak paha biçilemez hiç kuşkusuz. Aslında bu açıdan baktığımızda ülkemizde de dünyadaki devlerle yarışacak pek çok şehir mevcut. Tarih deseniz bu topraklarda, farklı kültürler deseniz o da var, doğal güzelliklere hiç değinmeyelim bile. Hele bir de mutfağımız var ki yeryüzünde beğenmeyen bir insanoğlu ile karşılaşacağımızı düşünmüyoruz. Hem biz değil miyiz gideceğimiz ülke mutfağının damak tadımıza uygun olmadığını öğrendiğimizde karalar bağlayan? Burada biz bizeyiz, itiraf edelim bizim için karın doyurmak yetmiyor; yediğimizden keyif alabilmemiz önemli. Yemeklerin ve tatlıların tadı damağımızda kalsın istiyoruz. Bu kapı; Accor Hotels sponsorluğunda Şehir Notlarım, NOA Ajans ve Vizesiz Geziyorum olarak çıktığımız ilk yolculuğa açılıyor. Evet, doğru tahmin; dünyanın en eski şehirlerinden, gezerken damakta enfes bir tat bırakan Gaziantep’ten bahsediyoruz.

Tatlı, acı, tuzlu fark etmez. Gaziantep’in sunduğu her lezzet hiç abartmadan söylüyoruz enfes! Kebaplar, baklavalar, katmerler, çorbalar, lahmacunlar, kahveler… Denemeden dönmemeniz gereken tatlar o kadar uzun bir liste oluşturuyor ki şehirde bir an bile karnınızın acıktığını hissetmeniz pek olasılıklar dahilinde değil ve Gaziantep sofralarına karşı koymak imkansız. “Bize nerede ne yenir anlatsan da biz de bir rota çizsek ne güzel olur.” dediğinizi duyar gibiyiz. İşte Gaziantep’te ne yenir, nerede yenir cevabı!

Halil Usta

halilGaziantep sofraları eti sever, gitmişken ete doymamak da olmaz. Küşleme, simit kebabı ve kuşbaşını en lezzetli şekilde yiyebileceğiniz Halil Usta’da bu tatları sofranızda görmeden önce sizi bir salata karşılıyor.

Domates, salatalık ve soğandan oluşan bu salata sumak ve nar ekşisinin eklenmesiyle zirveye çıkıyor. Etlerin yanında ne içmeliyiz diyorsanız buz gibi el yapımı ayran reddedilemez.

Güllüoğlu
Elmacıpazarı’nda bulunan Güllüoğlu’na uğrayıp ince hamurların açılmasıyla yapılmış, bol fıstıklı, kıvamında şerbetli baklavalardan yemeden “Baklava yedim.” dememenizi öneririz.

Özel undan yapılan bu baklavalar dışında şöbiyet, bülbül yuvasını da mutlaka denemelisiniz. Gerçi sadece bu tatlılarla yetinmeyeceğinize ve hepsini denemek isteyeceğinize eminiz.

Aşiyan Restaurant

Gaziantep’in en güzide, en lezzetli yemeklerini, tatlılarını bir yerde yemek istiyorsanız haydi buyrun Aşiyan Restaurant’a. Yuvalama, Gaziantep usulü kuru patlıcan ve biber dolması, ayva ve yeni dünya ile pişen saray kebabı, içli köfte, baklava, katmer ve Gaziantep Mutfağı’na dair aklınıza ne geliyorsa… Ne yiyeceğiniz konusunda kararsız kalırsanız içten çalışanları size memnuniyetle yardımcı olacaktır.

Çıtır Lahmacun

Sofralara oturmuşken lahmacunu yemeden Gaziantep’ten dönmek olmaz. Çıtır mı çıtır hamuruyla sıcacık önünüze gelen lahmacunu Çıtır Lahmacun’da yemek gerek. Bu arada sipariş verirken ortaya bir de patlıcan söğürme tabağı söylemeyi unutmayın. Lahmacunu dürüm yapmadan önce araya sürülen patlıcanla iki tat birbirini tamamlıyor.

Akşam Simit

Tatlı, tuzlu birçok kurabiye ve atıştırmalığın bulunduğu Akşam Simit’e uğradığınızda asıl yemeniz gereken tat simit katmer. Simit katmer gibi eşsiz bir tadı bulan Akşam Simit’te yetenekli ustaların elinden rüya gibi bir tatlı yiyeceksiniz bizden söylemesi.

Sipariş verdikten hemen sonra ustalar tarafından incecik açılan hamurun içine fıstık, şeker ve bol kaymak koyuluyor ve hamur simit şeklinde sarılıyor. Tatlı fırına verildikten sonra sıcacık bir şekilde masanıza geliyor. Unutulmayacak bir deneyim olacağına emin olabilirsiniz.

Orkide Pastaneleri

Gaziantep’te popüler bir pastane zinciri olan Orkide, bu popülerliğinin hakkını fazlasıyla veriyor. Özellikle katmeri ve batma kaymağıyla ünlü olan Orkide’de eşine benzerine az rastlanır bir tat olan batma kaymak mutlaka denenmeli. Kübban pidesinin üzerine sürülen kaymak, bal ve serpilen fıstık denediğiniz unutulmaz tatlar arasına girmekte hiç de zorlanmayacak.

Tostçu Erol

Ön yargıya kapılıp “Bir tost ne kadar farklı olabilir?” diye düşünmeyin sakın. Tostçu Erol, ızgarasında malzemelerini pişirip ardından tostunu yapıyor. Ayrıca sürekli gelişen bir menüsü olduğunun da altını çizelim. Burada istediğiniz malzeme çeşitleriyle nasıl bir tost yemek istiyorsanız yaptırabilirsiniz. Ayrıca Erol Abi’nin kendi yaptığı acı soslar da tam tosta banarak yenmelik. Çok merak ettiyseniz Tostçu Erol’u hemen hemen her sosyal ağdan takip etmeniz işten bile değil. Snapchat, Facebook, Instagram… Hepsini en aktif şekilde kullandığından şüpheniz olmasın.

Metanet Lokantası

Şehir kahvaltısının olmazsa olmazlarından olan bir çorba beyran çorbası. Kuzu incik ve pirinç çorbanın ana birleşenlerini oluşturuyor. Sabah saat 4 gibi açılan ve öğleye kadar açık olan Metanet Lokantası ise bu yerel çorbayı içmek için en doğru adres.

Tahmis Kahvesi

kahveGaziantep’in meşhur lezzeti menengiç kahvesini denemek ve az da olsa soluklanmak için Tahmis Kahvesi’ne mutlaka uğramalısınız.

Menengiç ağacı meyvelerinin kurulup Türk kahvesi gibi pişirilmesiyle hazırlanan bu özel kahveyi, 3 yüzyılı aşkın tarihi olan Tahmis Kahvesi’nin ambiyansında içmek ayrı bir keyif.

Gaziantep’e Kadar Gitmişken…

Gaziantep büyük sofraların şehri, buraya sadece yemek yemek için bile gitseniz bunu kimse sorgulamaz ama hazır oraya kadar gitmişken mutlaka gitmeniz gereken birkaç yer var, onları da paylaşmazsak ayıp olur.

Zeugma Mozaik Müzesi

zeMilattan önce 300’lü yıllarda büyük komutan İskender’in askeri tarafından kurulan Zeugma Antik Kenti, 7. yüzyılda İslam akınları nedeniyle terk edilmiş ve yaklaşık 300 yıl süren bir ıssızlığın ardından bu topraklarda minik bir İslam köyü kurulmuş. Zamanla Zeugma’nın varlığı bile unutulmuş derken yapılan kazılar dünyanın en büyük mozaik müzesinin kurulmasına neden olmuş. Zeugma villalarından çıkan mozaiklerin sergilendiği müzede öyle sanat eserleriyle karşılaşacaksınız ki büyülenmemek elde değil fakat eminiz ki küçük karanlık bir odada ziyaretçileriyle buluşan “ Çingene Kızı” sizi en etkileyen eserlerden biri olacak.

Bakırçılar Çarşısı

bakirrHer ne kadar büyük şehirlerde zanaatını yapan zanaatkarlar git gide azalsa da Gaziantep’te bu böyle değil. Usta-çırak ilişkisiyle devam eden bakırcılık, uzun ve zahmetli bir iş bildiğiniz gibi.

Bakırcılar Çarşısı’nda hem bu emektar zanaatkarları eserlerini yaratırken görebilir hem de evinize bambaşka bir hava katacak bakır eşyalardan satın alabilirsiniz.

Halfeti

halfGaziantep’e kadar gidip Halfeti’ye uğramazsanız sonradan üzülebilirsiniz, biz şimdiden sizi bu konuda uyaralım. Bu konuda son derece ciddiyiz. Gaziantep merkezden yaklaşık bir buçuk saat uzaklıkta olan Halfeti dünyada zor görülebilecek bir doğal ve tarihi güzellik. Büyük kısmı sular altında kalmış yerleşim biriminin ruhu sizi gezi boyunca etkisi altına alacak. Ayrıca tekne turundaki rehberin de bölgenin önemi ve tarihi konusunda size doyurucu bilgiler vermesi bu geziyi tamamlayan bir nokta, es geçmemelisiniz. Şanlıurfa’nın bir ilçesi olan Halfeti’nin sosyal, kültürel ve ekonomik bağlantısı ise Gaziantep’le.

Birecik Kelaynak Kuş Çiftliği

Bu çiftlik Halfeti’ye gittiğiniz yol üzerinde, bu nedenle kolaylıkla uğrayabilirsiniz, ziyaret en fazla yarım saatinizi alacaktır. Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan kelaynakların büyütüldüğü ve sayılarının artmasına olanak verildiği çiftlikte uçan kelaynakları görebilir, çiftliğin ilgilisi sayesinde haklarında bilgi edinebilirsiniz. Açık bir alan olan Birecik Kelaynak Kuş Çiftliği, bir hayvan türünü yaşatmak için elinden geleni yapan bir yapı, mutlaka görülmeli.

Summary
Yazı
Gaziantep Rehberi - Vizesiz Sofralar
Açıklama
Kebaplar, baklavalar, katmerler, çorbalar, lahmacunlar, kahveler… Denemeden dönmemeniz gereken tatlar o kadar uzun bir liste oluşturuyor ki şehirde bir an bile karnınızın acıktığını hissetmeniz pek olasılıklar dahilinde değil ve Gaziantep sofralarına karşı koymak imkansız!
Etiketler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir