• Ülke: Belarus
  • Şehir: Minsk
  • SEN DE Paylaş
  • 29 Haziran 2016

Beyaz Rusya olarak da anılan Belarus, ismini her yerin pür-i pak olmasından alıyor olmalı zira sokaklar şaşırtıcı derecede pırıl pırıl. 2. Dünya Savaşı’nda Alman işgaline maruz kalmasından dolayı %80’i yıkılan kent adeta yeniden yapılmak zorunda kalmış. Şehrin böyle muazzam bir şekilde kurgulanması, geniş caddeleri ve göz alıcı peyzaj düzenlemelerini beraberinde getirerek rahat ve keyifli bir kent ortaya çıkarmış.

Ön bilgi olsun diye yazımızı okumadan önce videomuzu izlerseniz daha eğlenceli olabilir 🙂

 

Minsk yolcuğum aslında St.Petersburg üzerinden başladı. Bildiğiniz üzere 2016 Ocak ayından itibaren Rusya’ya vize muafiyeti kaldırıldı. Ben de Vizesiz Geziyorum yolculuğuma başlamadan önce Rusya merkezli SEMrush adında bir firmanın daveti üzerine “White Nights SEMrush Meetup” etkinliğine konuşmacı olarak gidecektim. Tabi konsepte uygun olmadığını biliyorum ama iş gezisi olduğundan dolayı normalde direkt olarak İstanbul-Minsk destinasyonunu yapmak yerine, İstanbul-Moskova-St.Petersburg-Minsk olarak biletimi satın aldım.

Minsk maceramı anlatmadan önce sizlerle Rusya’ya giriş maceramı anlatmak istiyorum. Bildiğiniz üzere 2015 yılının son aylarında uçak kazası adı altında bazı olaylar gerçekleşmişti ve Rusya 2016 Ocak ayından itibaren bizlere vize uygulayacağını dile getirmişti. Ben de bir etkinliğe katılacağım için vizeye başvurdum ve 4-5 iş günü içerisinde vizem hızlıca çıktı. Ücret ödemeye gittiğim zaman 450 TL gibi faiş bir fiyatla baş başa kaldım ve duruma oldukça sinirlendim. 450 TL ile 2 ülke gezdiğimi çok iyi biliyorum ama iş ile ilgili olduğu için hızlıca sakinleşmek zorunda kaldım. Bildiğiniz üzere Atatürk Havaalanında yaşanan olaylardan dolayı uçaklar iptal olmuştu. Hemen 1 gün sonraydı uçağım ve o gün öğle saatlerinde uçağımın iptal olduğunu öğrendim ve gece 00.15 uçağına aldıklarını ilettiler. Bir sonraki devam uçağım St.Petersburg’a 16.15’teydi. Sıkıntı olsa da şimdilik her şey yolundaydı. Daha sonra bir kez daha iptal oldu ve bir sonraki en yakın uçuş 14.15’teydi ve malesef devam uçağımı iptal edemeyeceğim için en yakın olan bir sonraki uçak olan 01.15 uçağına aktarmak zorunda kaldık. Buraya kadar sorunlu gibi gözükmese de aslında gece 3-4 gibi Petersburg’a inecektim ve sabah 9 gibi etkinlikte konuşmacı olarak yer alacaktım 🙂 Uçak saatim geldi çattı ve AeroFlot’un Airbus A330 uçağı ile yola koyuldum.

airbus-a330-300

Yaklaşık 3.5 saatlik bir yolculuktan sonra Moskova Sheremetyevo Havaalanına iniş yaptık. Bu arada Rusya’da 3 tane farklı havaalanı var. Rusya Uluslararası Havalimanı yazımızdan detayları okuyabilirsiniz. Maceracı olmak bazen araştırmayı bazense delice yola koyulup direkt olayları akışına bırakmayı gerektirir. Bendeki Rusya rahatlığı ise nasıl olsa vize aldım akışına bırakıyorum o zaman oldu. Yaklaşık 300 kişiyle birlikte pasaport kontrolüne girdik ve 5 dk içinde sıra bana geldi, pasaportumu uzattım vizeye bakmadan Türk olduğumu anladı ve kenara geçin deyip beni kenardaki küçük bir odanın kapısının önünde beklemeye yönlendirdi. Benim gibi bekleyen 20 kişi daha vardı. Tüm yolcular geçiş yaptıktan sonra etrafıma baktığımda 30 kişilik bir ekip olduk ve yaklaşık 2 saat geçmişti. Öncelikle çocuklu olan ailelerden ( Yarısı Türk yarısı eşi yabancı olan aileler ) gerekli bilgileri istediler. Bunlar “Nerede kalacaksın?, kimle olacaksın?, buraya neden geliyorsun? , paran var mı?” gibi klasik sorular gibi gelse de aslında gerçekten gideceğiniz yeri arıyorlar, neden geldiklerini onlara soruyorlar ve cebinizdeki parayı ellerindeki boş kağıtlara yazıp içeri girdikten sonra kendi içlerinde münakaşa ediyorlardı.

Sheremetyevo

Tabi biz bekleyen diğer insanların aklına da “Acaba bize neler soracaklar?” gibi sorular gelmeye başlıyor. Yaklaşık 3 saat geçtikten sonra anladık ki bekleyen 30 kişinin 4-5 tanesi eşi Rus olan Türkler, geri kalan 10-15 kişi Ermenistan,Türkmenistan ve Azarbaycan’dan gelen orada çalışan kişiler ve son olarak Türk pasaportuna sahip 5 kişilik bir ekip olduğumu idrak ettik. Öncelikle aile olanları bekletip onlara geçiş izni verdiler. Sonra direkt olarak bayanlara yönelip onları sorgu odasına çektiler ve yaklaşık 20 dk orada tutup onlara da geçiş izni tanıdılar. Tabi bu süreç ile beraber yaklaşık 4 saatlik bir bekleme süresi ortaya çıktı. Herkes gittikten sonra yaklaşık 5 Türk orada kaldık. Ve çalışanlar sürekli değişiyor ( sanki vardiya değişimi gibi) ama kimseye asla soru soramıyorsunuz çünkü İngilizce bilmiyorlar. Hatta Rusça bilen Türkler gidip çeviride yardımcı oluyor gibi saçma sapan bir durum içine bile girmiştik.

4 saatin ardından sonra tüm çalışanlar paydos yaptı ve kontrolün oradaki tüm ışıkları kapatıp oradan uzaklaştılar. Şaka gibi bir ortamın içindeydik benim bir sonraki uçağıma 2 saat kalmıştı ve artık sinirlerim gittikçe geriliyordu. Toplamda 5 kişi kalmıştık ve onları özellikle sizlere tanıtmak istiyorum. Neden ise oradaki kişilerin tek ortak noktası Türk pasaportuna sahip olmalarıydı… ( Fotoğraf çekmek yasak olduğu için hızlıca çektiğimden dolayı görüntü biraz kalitesiz çıktı, affınıza sığınıyorum. İlgili kişilerden izin alınarak burada sizlerle paylaşıyorum )

Fotoğraf çekmek yasak olduğu için hızlıca çektiğimden dolayı kalitesiz bir görüntü oluştu.

  • Soldan başlarsak; arkadaşımız Rusya’da 2 senedir çalışma izniyle çalışıyor ve Türkiye’de ailesini görmeye gidiyor. Dönüş uçak bileti ucuz olsun diye AeroFlot ile Sheremetyevo havalimanına alıyor. Bu havalimanı ile ilgili detaylı bilgiyi Minsk yazıma geçmeden sizlerle paylaşacağım.
  • Ortadaki Kimya Mühendisi arkadaşımız Ulan Batur’a gitmek için öncelikle İstanbul-Moskova biletini alıyor.Daha sonra Moskova’dan Chita’ya uçak bileti nasıl olsa bulurum diye yola koyulmaya çalışıyor.
  • Sağdaki hemşerim ise 5 yıldır Rusya’dan Türkiye’ye ihracat yapıyor. Halı,ceviz,fıstık gibi yüksek maliyetli işleri kontrol ediyor. Rusya’da tanıdığı var ve onunla birlikte ikametgah ediyor.
  • Fotoğrafını koymadığım diğer kişi ise Beko’nun Rusya’daki fabrikasının ülke müdürü olarak görev yapıyor. Ve 4-5 senedir Rusya’da çalışıyor.

 

rusya-im-cardSizlerin de anlayacağı gibi tek ortak noktamız Türk pasaportumuzun olması…Yaklaşık 5 saat geçtikten sonra başka bir uçak iniş yapacağı için herkes yeniden işine koyuluyor ve hareketlilik başlıyor.

Benim artık sabrım sınır noktasına varıyor ve içeriye gidip “1 saat sonra uçağım var, bunlar da belgelerim lütfen beni bırakın” diyorum. Benden önce BEKO’da çalışan beyfendiyi gönderiyorlar ve ardından 1-2 sorgudan sonra yandaki belgeyi bana imzalatıp beni de yolcu ediyorlar.

 

BÜYÜK NOT : Rusya’da 3 tane havalimanı mevcut ve siz siz olun Sheremetyevo havalimanı üzerinden giriş yapmayı denemeyin. Hele ki aktarmalı uçuşunuz varsa.  THY ile gelecekseniz Vnukovo Uluslararası Havalimanı’na,  Pegasus ile gelecekseniz ise Domodedovo Uluslararası Havalimanı’na inmenizi tavsiye ederim.

01.15 St.Petersburg uçağına koşarak yetişiyorum ve St.Petersburg’a elimi kolumu sallaya sallaya iniyorum. Tüm şaşkınlarımla etkinlik ve daha sonra Minsk gezim de başlıyor. Bu arada SEMrush’ta çalışan ve tüm bu süreçte benim yanımda olan Dünya satranç şampiyonlarının en ünlü isimlerinden olan Yaşar Kerimov’un (Ünlü üstad Karpov ile maç yapan) oğlu Emil Kerimov kardeşime sizlerin aracılığıyla teşekkür ederim. Minks yazıma başlamadan sizlerle St.Petersburg White Nights ( Beyaz Geceler ) görselleri ile kısa bir ara veriyorum.

white-nights-petersburg

St.Petersburg’dan 3 Temmuz 2016 tarihinde 14.15 Belavia Airlines Beeing B777-300 uçağıyla yolculuğum başladı. Belarus’un tek büyük havayolu firması olarak Belavia yurt içi ve yurt dışı bir çok destinasyonda sizlere eşlik ediyor. Rusya’dan Belarus’a uçtuğum için biletim yaklaşık 250 TL’ye geldi. Belavia bildiğimiz Türkiye içerisinde uçan bir çok uçak kalitesindedir. Ücretsiz olarak sıcak/soğuk içecek ve sandviç hizmeti de mevcuttur. Kabin memurları çok kibar ve fazlasıyla yardımseverdi.

Minsk’e indiğimde çok küçük bir havalimanı beni karşıladı. Minsk Uluslararası Havalimanı küçük olmasına rağmen yılda 5,8 milyon yolcu kapasitesine sahiptir. Hiçbir şekilde pasaport kontrolüne girmeden elimi kolumu sallaya sallaya havalimanından çıkış sağladım.


Çıktığım anda taksiciler turist olsanız da olmasanız da sizleri karşılıyorlar. Çünkü havalimanından 3 farklı şekilde gidebiliyorsunuz. Nedeni ise şehrin merkezine yaklaşık 45 KM’lik bir mesafede olmasıdır. Aşağıda seçenekleri sizlerle paylaşıyorum.

  • Otobüs : Havalimanında kalkan tek otobüs, her yarım saatte bir mevcuttur. Yaklaşık 2 Dolar ( 4 Yeni Belarus Rublesi ) ve 1.30 saat içerisinde sizi şehir merkezine bırakıyor.
  • Taksi : Çıkışta hepsi sizleri yakalıyor ve pazarlığa giriyorsunuz. 35 Dolar’dan başlıyorlar ve 20 Dolara kadar düşüyorlar.
  • UBER : Rusya ve Belarus’ta sıklıkla kullandığım uygulama oldu. Çünkü hem çok ucuz hem de taksi veya akşamları dışarı çıkarken özel şöförünüz olarak kullanabiliyorsunuz.

Bu arada yazımın detayına girmeden TL – Yeni Belarus Rublesi – Dolar arasındaki değişimi sizlerle paylaşmak isterim.

yeni-belarus-rublesi-tl-dolar

NOT : Belarus rublesi 4 Kasım 2015’te alınan kararla para biriminden 4 adet 0000 sıfır silmeleri onaylandı. Ve tabiki de resmi olarak 1 Temmuz 2016 tarihini seçtiler ki ben gittiğimde kafam karışsın diye 🙂 Ama tabiki de bu yazıyı okuduktan sonra sizlerin kafası karışmayacak.

Kaynak : http://eng.belta.by/president/view/belarusian-ruble-to-shed-four-zeros-in-2016-86743-2015/ 

Havalimanından Uber ile 35 Ruble karşılığında ( 17 Dolar ) şehir merkezindeki otelim olan Yubileiny‘e yola koyuldum. Yolda şöfor ile İngilizce konuşmaya çalışsamda tüm Minsk seyahatimde başıma gelen el-kol hareketleriyle anlaşmaya çalıştık. Malesef Minsk’te İngilizce bilmeniz hiçbir işe yaramıyor. İngilizce konuşsanız bile size genellikle Rusça cevap veriyorlar. Hani illa Rusça konuşacağım derseniz elinizde küçük kitapçıklarla dolaşmayı göze alabilirsiniz. Ben de çok fazla iletişime geçemediğim için Minsk yollarını izlemeye koyuldum.

Bu arada Minsk’te gezdiğim tüm yerlerde görünce araştırdım. Arabaların üzerinde 2014-2015-2016 stickerları mevcut. Nedeni ise modellerini ve ilgili kayıt bilgilerini bu şekilde göstermeleri gerekmiş. Görünce şaşırmayın 🙂

Otelime yerleştikten sonra hızlıca şehir turuna çıktım. Hava ilk geldiğim gün kapalı olduğundan hızlı hareket etmeye çalıştım çünkü ara ara yağmur bana eşlik ediyordu. Gezdiğim ve gezilecek yerleri aşağıda sizlerle paylaşıyorum :

Minsk’te Gezilecek Yerler

Başkent Minsk’te, devasa bir elması andıran ve fütüristik mimari örneği olan 25 katlı Milli Kütüphanesi, içinde 14 milyondan fazla kitap bulundurmasıyla tam bir Belarus kültür deposu.  Dünyanın en ilginç mimari eserler listesinde yer alan yapının gece aydınlatmasının büyüleyici şöleninden etkilenmemek çok zor. Şehrin merkezi biraz uzakta olduğu için vasıta ile gitmenizi tavsiye ederim.

  • Aleksandrovsky Meydanı ve Oktyabrskaya Meydanı,
  • Francyska Skaryny Caddesi
  • Hükümet Binası ve Sendikalar Kültür Sarayı,
  • Ulusal Tarih ve Kültür Müzesi,
  • Kutsal Ruh Katedrali, St. Peter ve Paul ve Aleksandr Nevsky Kilisesi, St. Simon ve Elena Kilisesi,
  • Traetskae Pradmestse (tarihi semt),
  • Gözyaşları Adası

Şehri max 1.5 gün içerisinde gezebiliyorsunuz. Bundan dolayı tarihi,kültürel yerleri görmekle birlikte oralı gibi yaşamak için ara sokaklara girip şehrin tadına varmanızı öneririm. Yemek mekanlarını ve detaylarını aşağıda sizlere paylaşıyorum :

  • Grand Cafe ( Fransız Restoranı )
  • Bistro de Luxe ( Fransız Restoranı )
  • Tenno ( Belarus Kültürel Kafesi )
  • Prosushi ( Asya Restoranı )
  • Натврис Хе – Natvris Xe ( Kafkas Restoranı )
  • Feelini ( Belarus Yerel Restoranı )
  • Tapas Bar ( İspanyol değil ama sokak arasında harika müziklerle eşlik eden bir mekan )
  • Чайхана ( Orta Doğu Restoranı – Favorim )

Özellikle tarihi yerleri gezerken gözüme takılan bir olayı sizlerle paylaşmak isterim. Simon & Helena klisesine girdiğimde o anda ayin yapılıyordu ve oturup izledim. Bu izlenimlerimi de aşağıdaki karelere dökmeye çalıştım.

Minsk Gece Hayatı

Sakin ve huzurlu atmosferiyle gün içinde kafelerde ve parklarda süren yaşam, gecenin gelmesiyle önce pub’lara taşınıyor. İlerleyen saatlerde ise insanlar sabaha kadar süren yüksek dozda eğlence için gece kulüplerine akın ediyor. Eğlenmeyi o kadar seviyorlar ki, burada günün pek de bir önemi yok. Birbiriyle yarışan çok sayıda mekanın arasından sıyrılan etkisinden uzun süre çıkmakta zorlanacağınız yerler aşağıdaki gibidir :

  • Juravinka
  • Next
  • Madison
  • Overtime Club
  • Bogema Live Club

Harcamalarımı da aşağıda paylaşıyorum, yorumlarınız olursa dilediğiniz zaman paylaşabilirsiniz. Şimdi sıra Kiev’i keşfetmede! 🙂

  • St.Petersburg – Minsk Uçak Bileti : 250 TL
  • Minsk Havalimanı – Şehir Merkezi ( Gidiş – Dönüş ) : 100 TL
  • 2 Günlük Kahvaltı Dahil Otel Konaklama : 200 TL
  • Yeme & İçme 2 Günlük Harcama : 150 TL
Summary
Yazı
Beyaz Rusya ( Belarus ) - Minsk
Açıklama
Başkent Minsk’te, devasa bir elması andıran ve fütüristik mimari örneği olan 25 katlı Milli Kütüphanesi, içinde 14 milyondan fazla kitap bulundurmasıyla tam bir Belarus kültür deposu.
Etiketler

“Beyaz Rusya ( Belarus ) – Minsk” için 4 cevap

  1. SERHAN EREL diyor ki:

    bilgilendirici bir yazı olmuş teşekkürler bir soru ve birde düzeltmem olacak. uçağınız B777-300 değil B737-300 birde taksi ile havalimanı merkez ulaşımı ne kadar sürüyor

  2. Murat Cumbali diyor ki:

    Vallahi bravo bu kadar kalem dondurup dil dokmussun kardesim kutlarim cok sagol ..benim ayrica Isvicre pasaportumda var gereksiz yere sorup sorusturdum Beyaz Rusya icin visa nasil alrim diye ama bakiyorum TC pasaportuna 30 gune kadar turistik seyahat ngeli yok demekki dogrumu bu Kara Ruslarla ile birlikte Beyaz Ruslarda visalari yeniden koymadilarmi simdi bizlere ? tesekkur ederim

  3. iklim diyor ki:

    merhabalar, belarus’a da vizesiz girebiliyoruz değil mi? ben ukrayna, moldova ve belarus şeklinde bir tur yapmayı düşünüyorum da. yazınız çok bilgilendirici olmuş teşekkürler 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir